24 Mayıs 2013 Cuma

Kış Izlenimleri Uzerine Yaz Notlari


Once kucuk bir not: 6 aydir Kanada'da yasiyorum. Bugun itibariyle 20 gunum kaldi. Sozde Ingilizce ogrenmek icin gelmistim ama surekli Turkce konusup evde ve okulda Kreuzberg'i geride birakacak bir "Kucuk Istanbul" yarattigimiz icin ne kadar basarili olduk mechul.

Buradaki hayatimi en cok etkileyen seyle baslayayim oyleyse. "Soguk!" Ne kadar soguk olabilir ki dendigini duyar gibiyim. "Icine hirka, ustune mont giyersin, olur biter." Oyle degil iste. Anlatmak bosuna, yasamadan tahmin bile edilemeyecek kadar soguk. Kış nasil gecti hatirlamiyorum bile simdi. Geriye donup bakinca ucup gitmis gibi sanki. Birkac goruntu kalmis aklimda. Dizlerinin iki karis uzerine kadar kara batmis ben, kar yuzunden acilmayan bahce kapisi, karin altinda tastan sert bir buz tabakasi vs. Velhasil, harbiden soguk. 
Bir daha Istanbul'da hava soguk deyip kolay kolay usumem herhalde. 

Gelelim isin efsaneler kismina. Hani derler ya hep, Kanada'da adamin ayagina bas, ayagimi ayaginizin altina koydugum icin ozur dilerim derler diye. Kismen dogru. Toronto'da insanlar cok kibar ve yardimsever. Sokakta haritayi acinca senin sormana gerek bile kalmadan biri yanina gelip yardim ister misiniz diye soruyor. Quebec City ve Montreal'de ise tam tersi. Fransizca konusuldugundan, bu yuzden de Ingilizce konusanlardan pek hoslanilmadigindan mi bilinmez, defalarca sorulmasina ragmen pek yardim etme taraftari olmuyorlar. 
Toronto'nun butun 'Amerikan'ligina karsin Montreal ve Quebec City cok avrupai. Hic Fransa'ya gitmemis olmama ragmen Quebec'te kendimi Fransa'da sanmadim degil dogrusu. Rengarenk' civil civil sokaklar, hemen her sokakta birbirinden yetenekli sokak sanatcilari... Hele biri Yann Tiersen parcalarini oyle guzel caliyordu ki gozlerimi kapatip esen hafif ruzgarla hayallerden hayallere kostum. Onun disinda Montreal ve Ottawa'da bulunma sansim oldu fakat haklarinda soyleyebilecek cok fazla seyim yok. Ottawa resmiyetiyle tam bir baskentti. Montreal ise cok cilgin. Geceleri butun insanlar hep bir kosma, hep bir bagirti halindeler. 
6 aydir yasadigim Toronto ise saatlerin gecmedigi fakat aylarin goz acip kapayinca yok oldugu bir 'metropolitan'. Cok kulturluluk kavramini biraz abartmislar. Basta Asya olmak uzere dunyanin her yerinden gelen insanlar birarada yasiyorlar. Simdiye kadarki dort ogretmenimin biri Portekizli, biri Italyan, biri Filipinli, digeri ise Fransiz asilli Ingiliz'di. Ucuncu kusak Kanadali bulmak neredeyse imkansiz. Fakat Kanada'da yasayan herkes 'Kanadali' olmayi oldukca benimsemis. 


Ingilizce konusunda ne kadar basarili oldum tartisilir ama cok sey ogrendim Kanada'da. Kendi basina ayakta durma, ozguven gibi tahmin edebileceginiz seylerin yaninda, varligindan habersiz oldugum acilar ve sevincler yasadim. Onlarin ne oldugu belki de baska bir yazinin konusudur :) Pisman olup lanet ettigim gunler de oldu tabi, ama donus arifesinde hicbir pismanlik duymadan soyleyebilirim ki iyi ki gelmisim. Belki hatalar da yaptim, evet daha iyi degerlendirebilirdim. Ama bitmez, bitmeyecek sandigim bu alti bucuk ay da bitti gitti iste, farkina bile varmadan...

17 Mayıs 2013 Cuma

Ein bisschen Panik!


Yok yok... Ben ne yapsam olmadi, olmuyor. Ozlemden midir hasretten midir bilinmez, bir yalnizlik, bir umutsuzluk aldi basini gidiyor kac zamandir. Uzun zamandir icimde tuttugum kelimeleri, disari cikmak icin sadece bir kivilcim bekleyen cumlelerimi kusma vaktim gelmis. Bu buyuk araya ne sebep oldu, neden bunca zaman kalem kagittan ayri dustum ben de bilmiyorum. Tum bildiklerimi geride birakip gecici bir sureligine de olsa yepyeni bir yerde yasamaya baslamanin sevimsiz telasi olsa gerek. Bu telas da yerini tatli donus telasina birakti birakacak artik. Nihayet bahar da geldi, hava guzel. Disarida kuslar, sincaplar, rakunlar(?!) cirit atiyor. Zaman da bol sayilir, biz de olan enerjimizi buraya harcamaya karar verdik. Daha dogrusu birbirimizi gaza getirdik biraz Erymnys'le. Daha once acilip yarim biraktiklarimizda soylendigi gibi "cok pis gaza geldik bu sefer" yine :)

Norvec ve serseriler meselesine gelince, bosuna anlamlandirmaya calismayiniz, tamamen Erymnys'le aramizdaki bir sakadan ibarettir. Anlami ucuncu bir sahis tarafindan bilinmedigi gibi, tahmin edilmesi de mumkun degildir. Ikimizde de nedeni mechul bir Iskandinavya takintisi bulundugundan Norvec olsun Finlandiya, Izlanda olsun daha cok cikacak karsiniza bu sayfada. Bunca yil beynimize islediklerinden Almanya, Almanca ve muhtemel Neue Deutsche Haerte ile de cokca karsilasacaksiniz. Bir de Kanada olabilir belki, bunca ayin hatri var sonucta. Muzik, edebiyat, fotograf basta olmak uzere sanatin her dali hakkinda bir yazi, bir resme rastgelebilirsiniz her an. Her sey mumkun, valla biz de cok bilmiyoruz daha. :) Maksat eglenmek ne de olsa. Biz yazarken keyif alalim, gonul ister ki siz de okurken. Hadi hayirlisi...


Kucuk bir tercume notu: benim neyime tercume yapmak? Acin bakin gencler, google translate ne gune duruyor!